İş hukukunda yıllık ücretli izin hakkı, çalışanların dinlenme hakkını güvence altına alan en önemli haklardan biridir. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan tartışmalardan biri, yıllık izin ücretinin ödenmesi için işçinin ayrıca talepte bulunup bulunmaması gerektiğidir.
Birçok işveren, çalışanın yıllık izin ücretini istememesi veya bu konuda herhangi bir talepte bulunmaması halinde sorumluluğunun doğmayacağını düşünmektedir. Oysa 4857 sayılı İş Kanunu'nun açık düzenlemesi ve Yargıtay'ın 2025 yılında verdiği emsal karar, bu düşüncenin hukuken doğru olmadığını ortaya koymuştur.
Peki yıllık izin ücretinin ödenmesi için işçinin talepte bulunması gerekir mi? İşveren yıllık izin ücretini kendiliğinden ödemek zorunda mıdır? Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi işçiye haklı fesih hakkı verir mi?
İşçinin Yıllık İzin Ücretini Talep Etmesi Gerekir Mi?
Bu sorunun cevabı nettir: Hayır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 57'nci maddesine göre işveren, yıllık ücretli izne ayrılan işçiye izin süresine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödemek zorundadır.
Kanunda bu ödemenin işçinin talebine bağlı olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla işçinin;
- Yazılı başvuru yapmasına,
- Dilekçe vermesine,
- Sözlü talepte bulunmasına,
- İşvereni hatırlatmasına
gerek yoktur.
Yıllık izin ücretinin ödenmesi, doğrudan işverenin yerine getirmesi gereken yasal bir yükümlülüktür.
Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenmelidir?
İş Kanunu'nun 57'nci maddesi uyarınca yıllık izin ücreti, işçi izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmelidir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, ödemenin normal maaş günü beklenmeden yapılması gerektiğidir.
Örneğin işçi 1 Ağustos tarihinde yıllık izne çıkacaksa, izin süresine ilişkin ücretinin de en geç izin başlangıç tarihinden öncesinde ödenmesi gerekir.
Kanun koyucunun amacı, işçinin izin süresince ekonomik sıkıntı yaşamadan dinlenebilmesini sağlamaktır.
İşverenin Fazla İzin Kullandırmış Olması Sonucu Değiştirir Mi?
Uygulamada bazı işverenler, işçinin geçmiş dönemlerde hak ettiğinden daha fazla izin kullandığını ileri sürerek yıllık izin ücretini peşin ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını savunabilmektedir.
Ancak Yargıtay'ın değerlendirmesine göre bu durum sonucu değiştirmemektedir.
Çünkü yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi yükümlülüğü, işveren açısından emredici nitelikte bir yasal zorunluluktur. İşçinin daha önce fazla izin kullanmış olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Sebebi Midir?
Son dönemde en çok merak edilen konulardan biri de budur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ücretin kanuna uygun şekilde ödenmemesi ve çalışma şartlarının uygulanmaması işçi açısından haklı nedenle fesih sebepleri arasında sayılmıştır.
Yargıtay'ın 2025 yılında verdiği emsal kararda ise yıllık izin ücretinin işçiye izne başlamadan önce ödenmemesi halinde, işçinin haklı nedenle fesih hakkının doğabileceği açıkça belirtilmiştir.
Kararda özellikle;
- İşçinin ayrıca talepte bulunmasının gerekmediği,
- İşverenin ödeme yükümlülüğünün emredici nitelikte olduğu,
- Yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesinin haklı fesih nedeni oluşturabileceği
vurgulanmıştır.
Bu nedenle işverenlerin yıllık izin süreçlerini yalnızca izin kullandırma açısından değil, izin ücretinin zamanında ödenmesi açısından da dikkatle yönetmeleri gerekmektedir.
İşverenler Açısından Riskler Nelerdir?
Yıllık izin ücretinin kanuna uygun şekilde ödenmemesi halinde işverenler;
- Kıdem tazminatı yükümlülüğü,
- İşçilik alacağı davaları,
- Arabuluculuk süreçleri,
- Faiz yükü,
- Yargılama giderleri,
- İdari yaptırımlar
gibi önemli risklerle karşı karşıya kalabilmektedir.
Bu nedenle yıllık izin planlamalarının bordro ve insan kaynakları süreçleriyle birlikte yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Yıllık izin ücretinin ödenmesi için işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek yoktur. İş Kanunu'nun 57'nci maddesi gereğince işveren, işçinin yıllık izin dönemine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödemekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük işçinin talebine bağlı olmayıp doğrudan kanundan kaynaklanmaktadır. Nitekim Yargıtay'ın 2025 yılında verdiği emsal karar da işçinin talepte bulunmamasının işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını ve yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesinin haklı fesih sebebi oluşturabileceğini açıkça ortaya koymuştur.
İlgili Yargıtay Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Karar Tarihi: 10.03.2025
Esas No: 2025/2024
Karar No: 2025/2487
Karar Özeti: İşveren tarafından yıllık ücretli izin kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücretin, işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmaksızın izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi gerekir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi oluşturabilir.
HRD Danışmanlık Hakkında
HRD Danışmanlık, iş hukuku danışmanlığı, SGK danışmanlığı, Ar-Ge & Teknopark danışmanlığı, bordro outsourcing (dış kaynak bordrolama) ve insan kaynakları yönetimi alanlarında işletmelere profesyonel çözümler sunmaktadır. Alanında uzman kadrosu ile mevzuat değişikliklerini yakından takip eden HRD Danışmanlık, işletmelerin yasal uyum süreçlerini güvenle yönetmelerine destek olmaktadır. İş hukuku, bordro uygulamaları, SGK süreçleri ve insan kaynakları yönetimine ilişkin güncel gelişmeleri takip etmek için HRD Danışmanlık'ın uzman içeriklerini inceleyebilir ve profesyonel danışmanlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
📞 0850 305 03 58
🌐 www.hrddanismanlik.com
📧 bilgi@hrddanismanlik.com