SGK Hizmet Dökümünde Artık “İşten Çıkış Nedeni” Gösterilmeyecek
İK süreçlerinde hizmet dökümü (SGK 4A hizmet listesi), uzun yıllardır çalışanların önceki işlerinden ayrılış nedenlerine ışık tutan bir belge olarak kullanıldı. Ancak son dönemde bu konuda önemli bir yasal ve uygulama değişikliği yaşandı. Bu yazıda, güncel hukuki çerçeve, uygulamada dikkat edilmesi gerekenler ve İK profesyonellerinin iş süreçlerini nasıl yeniden yapılandırabilecekleri tarafsız ve net bir şekilde ele alacağız.
Hizmet Dökümü Neden Talep Ediliyordu?
İK ekipleri hizmet dökümünü genellikle şu amaçlarla talep ediyordu:
- Adayın beyan ettiği iş geçmişinin doğruluğunu kontrol etmek
- Önceki işten ayrılışların fesih riski taşıyıp taşımadığını görmek
- 14, 29, 42–50 gibi işten çıkış kodlarını tespit etmek
- EYT ve emeklilik risklerini değerlendirmek.
Ancak bu yaklaşım artık hukuki ve fiili olarak karşılıksız kalmıştır.
Ne Değişti?
Danıştay 10. Daire’nin 2024 tarihli kararı sonrasında SGK uygulaması değişmiştir.
Bu değişiklikle birlikte:
- Hizmet dökümünde “işten çıkış nedeni” bilgisi yer almamaktadır
- İşçinin önceki işyerlerinden hangi kodla ayrıldığı görülemez
- Özellikle 29 ve 42–50 gibi kodlar hizmet dökümünden tamamen kaldırılmıştır.
Başka bir ifadeyle;
Hizmet dökümü artık “neden ayrıldı” sorusuna cevap vermez.
SGK Hizmet Dökümünde Şu An Ne Görülür?
Mevcut durumda hizmet dökümünde yalnızca şu bilgiler yer alır:
- Sigortalı işe giriş ve işten çıkış tarihleri
- İşveren bilgileri
- Prim gün sayıları
- Sigorta statüsü
❌ İşten çıkış nedeni
❌ Fesih türü
❌ Ahlak ve iyi niyet değerlendirmesi
İK Süreçleri Nasıl Etkilenecek?
Bu değişiklikle birlikte;
- İşe girişte hizmet dökümü ile fesih riski analizi yapmak mümkün değildir.
- Aday değerlendirmesinde hizmet dökümüne aşırı anlam yüklenmesi yanlış sonuç doğurur.
- KVKK kapsamında kişisel veri işleme sınırları daha da daralmıştır.
Dolayısıyla İK ekiplerinin süreci yeniden yapılandırması gerekir.
İK Profesyonelleri Ne Yapmalı?
✔️ Aday beyan formlarını daha güçlü hale getirmeli,
✔️ Referans kontrol süreçlerini standartlaştırmalı,
✔️ Çalışma Belgesi istenmeli,
✔️ İşten ayrılış nedenini hizmet dökümü üzerinden yorumlamaktan kaçınmalıdır.
Kritik Not:
Hizmet dökümünde bu bilginin yer almaması,
👉 işverenin fesih hakkını
👉 SGK bildirge yükümlülüğünü
👉 hukuki sorumlulukları
ortadan kaldırmaz.
Bu değişiklik yalnızca üçüncü kişilerin bu bilgiye erişimini engellemektedir.
Sonuç:
SGK hizmet dökümü artık işe alımda eleme aracı değildir.
İK ve bordro süreçleri, bu yeni duruma uygun şekilde revize edilmelidir.
Bu değişikliği dikkate almadan yürütülen işe alım uygulamaları, yanlış değerlendirmelere ve hukuki risklere yol açabilir.