Yıllık İznin 10 Günden Az Kullandırılması Haklı Fesih Sebebi midir?
İş hukukunda yıllık izin uygulamaları, hem çalışan haklarının korunması hem de işverenin yükümlülüklerinin doğru yönetilmesi açısından kritik bir alan olmaya devam ediyor. Son dönemde verilen bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ise, yıllık izinlerin nasıl kullandırılması gerektiği konusunda önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor.
İş Kanunu Ne Diyor?
4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri konuya açık bir çerçeve çizmektedir:
Madde 56/3: Yıllık iznin en az bir bölümünün 10 günden az olmamak üzere kesintisiz kullandırılması zorunludur.
Bu düzenleme açık bir emredici hüküm niteliğindedir. Dolayısıyla işverenin, yıllık izinleri bu kurala uygun şekilde kullandırması gerekir.
Somut Olay: Parça Parça Kullandırılan İzinler
Mahkeme kararına konu olayda;
- İşçinin uzun yıllar boyunca hak ettiği izinlerin tamamını kesintisiz kullanamadığı,
- İzinlerin genellikle 6 gün, 7 gün ve 9 gün gibi parçalara bölünerek kullandırıldığı,
- En az 10 günlük kesintisiz izin kullandırılmadığı
tespit edilmiştir.
İşveren, bu kullanımın işçinin talebi doğrultusunda gerçekleştiğini ileri sürmüş; ancak bunu yazılı belgelerle ispatlayamamıştır.
İspat Yükü ve Sorumluluk İşverende!
Mahkeme kararında iki kritik husus öne çıkmaktadır:
- İzinlerin mevzuata uygun kullandırılması işverenin yükümlülüğündedir.
- İzinlerin işçi talebiyle bölündüğünü ispat yükü işverene aittir.
Somut olayda işveren, işçinin 10 günden az izin kullanmak istediğine dair herhangi bir belge sunamamıştır. Bu nedenle uygulama hukuka aykırı kabul edilmiştir.
İşçi Talebi Varsa Ne Olur?
Uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biri de budur. Eğer yıllık izinler 10 günden az olacak şekilde bölünüyorsa: Bu durum kanuna aykırıdır.
Ancak bölünme işçinin açık ve yazılı talebine dayanıyorsa, bu aykırılık tek başına işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturmaz.
Buna karşılık:
- İzinler sistematik olarak işveren uygulamasıyla bölünüyorsa,
- İşçinin bu yönde bir talebi yoksa veya ispatlanamıyorsa
bu durumda yapılan uygulama işçi açısından haklı fesih sebebi haline gelir.
Mahkemenin Sonucu
İstanbul BAM 31. Hukuk Dairesi, somut olayda:
- Yıllık izinlerin kanuna aykırı şekilde kullandırıldığını,
- Bu durumun işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturduğunu
kabul etmiş ve işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetmiştir.
İşverenler İçin Uygulama Önerileri
Bu tür uyuşmazlıkların önüne geçmek için şirketlerin özellikle şu konulara dikkat etmesi gerekir:
- Yıllık izin planlamalarında en az 10 gün kesintisiz kullanım kuralı esas alınmalı,
- İzinlerin bölünmesi durumunda işçiden mutlaka yazılı talep alınmalı,
- İzin kayıtları düzenli ve denetlenebilir şekilde tutulmalı,
- İnsan kaynakları süreçleri mevzuat uyumlu şekilde yapılandırılmalıdır.
Yıllık izinlerin kullandırılması kadar, kanuna uygun şekilde kullandırılması da işverenin sorumluluğundadır. Aksi uygulamalar yalnızca idari risk doğurmakla kalmaz, aynı zamanda işçi açısından haklı fesih ve kıdem tazminatı sonucunu da beraberinde getirebilir.
Bu nedenle yıllık izin süreçlerinin, şirketler açısından stratejik bir insan kaynakları yönetimi konusu olarak ele alınması gerekmektedir.
Kararın Künyesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin;
Esas No: 2017/2568
Karar No: 2019/1048
Karar Tarihi: 08.05.2019
sayılı kararında, yıllık izinlerin mevzuata aykırı şekilde kullandırılmasının işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturabileceği değerlendirilmiştir.