Çalışanın Çocuğuna Verilen Burs Bordroda Nasıl Gösterilir? 2026 SGK ve Vergi Uygulaması
.
.
Çalışanın Çocuğuna Verilen Burs Bordroda Nasıl Gösterilir? 2026 SGK ve Vergi Uygulaması
İşverenlerin çalışanlarının eğitim hayatını desteklemek amacıyla çocuklarına burs vermesi, insan kaynakları ve bordro uygulamalarında karşılaşılan önemli konulardan biridir. Ancak çalışan çocuğuna yapılan burs ödemelerinin bordroda gösterilip gösterilmeyeceği, SGK primine tabi olup olmadığı ve gelir vergisi ile damga vergisi karşısındaki durumu, ödemenin niteliğine ve uygulanacak mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle bursun doğrudan öğrenciye mi yoksa çalışan ebeveyne mi ödendiği, ödemenin eğitim giderlerini karşılayıp karşılamadığı ve çalışanla öğrenci arasında bir hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığı önem taşır.
Bu yazımızda, 2026 yılı itibarıyla çalışanın çocuğuna verilen bursların bordro, SGK ve vergi uygulamalarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
1. Çalışanın Çocuğuna Verilen Burs Nedir?
Çalışanın çocuğuna verilen burs, işveren tarafından çalışanının öğrenim gören çocuğunun eğitim giderlerini desteklemek amacıyla sağlanan maddi destektir.
Bu destek; okul ücretleri, öğrenim giderleri, barınma ve beslenme masrafları gibi eğitimle bağlantılı ihtiyaçların karşılanması amacıyla verilebilir.
Burs uygulamasında temel amaç, öğrencinin eğitim hayatını desteklemektir. Bununla birlikte, ödemenin yalnızca burs olarak adlandırılması, kendiliğinden vergi ve SGK istisnası sağlandığı anlamına gelmez. Ödemenin gerçek niteliği ve mevzuatta aranan şartlar dikkate alınmalıdır.
2. İşveren Çalışanın Çocuğuna Burs Verebilir mi?
Evet. İşverenler, çalışanlarının çocuklarına eğitim desteği sağlamak amacıyla burs verebilir. Bu uygulama, şirketlerin sosyal sorumluluk faaliyetleri ve çalışan bağlılığını artırmaya yönelik sosyal destek politikaları kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak burs uygulamasının yazılı ve objektif kurallara bağlanması önemlidir.
İşverenin aşağıdaki hususları belirlemesi uygun olacaktır:
- Bursun hangi öğrenci gruplarına verileceği,
- Başvuru ve değerlendirme koşulları,
- Bursun tutarı ve ödeme dönemi,
- Ödemenin hangi eğitim giderlerini karşılayacağı,
- Bursun hangi belgeler karşılığında ödeneceği.
Ayrıca bursun çalışan ebeveynin ücretinin bir parçası mı yoksa öğrencinin eğitimine yönelik bağımsız bir destek mi olduğu açıklağa kavuşturulmalıdır.
Bu ayrım, özellikle gelir vergisi ve SGK uygulamalarında belirleyicidir.
3. Çalışanın Çocuğuna Verilen Burs Bordroda Gösterilir mi?
Bu sorunun yanıtı, ödemenin ücret niteliği taşıyıp taşımadığına ve ilgili mevzuat hükümlerine bağlıdır.
Gelir vergisi yönünden istisna kapsamında bulunan gerçek bir öğrenci bursu ile çalışana yapılan eğitim yardımı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 28’inci maddesinin ikinci bendi, Türkiye’de öğrenim gören öğrencilere iaşe, ibate ve tahsil giderleri için yapılan belirli ödemelere gelir vergisi istisnası tanımaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığının özelgelerinde de çalışanların üniversitede okuyan çocuklarına verilen burslar bakımından belirli koşullar açıklanmıştır.
Buna göre, bursun gelir vergisinden istisna tutulabilmesi için genel olarak:
- Öğrencinin Türkiye’de öğrenim görmesi,
- Ödemenin yemek, barınma ve öğrenim giderlerini karşılamaya yönelik olması,
- Ödemenin doğrudan öğrenciye yapılması,
- İşveren ile öğrenci arasında bir hizmet ilişkisinin bulunmaması
gibi şartlar değerlendirilmelidir.
Bu koşullar sağlanıyorsa ödemenin ücret sayılmaması ve gelir vergisi istisnasından yararlanması mümkün olabilir.
Buna karşılık, çalışana çocuğunun eğitimi için nakit yardım yapılması veya ödemenin çalışanın mevcut ya da gelecekteki hizmetinin karşılığı olması durumunda ücret hükümleri gündeme gelebilir.
Dolayısıyla bursun bordroda gösterilip gösterilmeyeceği, yalnızca ödemenin adına göre değil, somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. Ücret niteliğindeki bir ödeme bordroda ilgili ücret unsuru olarak gösterilmeli ve gerekli kesintiler hesaplanmalıdır.
4. Çalışanın Çocuğuna Ödenen Burs SGK Primine Tabi midir?
SGK bakımından temel düzenleme, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80’inci maddesidir. Bu madde kapsamında sigortalıya yapılan ödemelerin prime esas kazanca dahil edilip edilmeyeceği, ödemenin niteliğine göre değerlendirilir.
Burada özellikle ödemenin doğrudan çalışana mı yoksa öğrencinin eğitim hizmetini sağlayan kuruma mı yapıldığı önemlidir.
İşveren bursu doğrudan öğrenciye ödüyorsa
Çalışanın çocuğuna doğrudan yapılan burs ödemesinin SGK priminden istisna olduğu, yalnızca burs adı taşımasına dayanılarak kesin biçimde söylenemez. Ödemenin çalışana sağlanan bir menfaat veya ücret niteliğinde olup olmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Ödeme gerçekte çalışana sağlanan ücret veya menfaat niteliğindeyse prime esas kazanca dahil edilmesi gündeme gelebilir.
İşveren eğitim ücretini doğrudan okula ödüyorsa
İşverenin, çalışanının çocuğuna ilişkin okul veya öğrenim ücretini doğrudan eğitim kurumuna ödemesi farklı değerlendirilebilir.
SGK’nın işveren işlemlerine ilişkin açıklamalarında, çalışanların çocukları için okul öğrenim tutarlarının ve benzeri eğitim hizmetlerinin doğrudan hizmet sağlayıcı kuruma ödenmesi halinde, ödemenin sigortalıya doğrudan yapılmaması nedeniyle prime esas kazanca dahil edilmeyebileceği belirtilmektedir.
Bununla birlikte, muvazaalı işlemler ve ödemenin gerçek niteliği ayrıca incelenmelidir.
Sonuç olarak: Bursun nakit olarak öğrenciye ödenmesi ile eğitim giderinin doğrudan okula ödenmesi aynı SGK sonucunu doğurmayabilir. İşverenin ödeme yöntemini ve dayanak belgelerini dikkatle belirlemesi gerekir.
5. Çalışanın Çocuğuna Verilen Burs Gelir Vergisine Tabi midir?
Gelir vergisi uygulamasında öncelikle Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesindeki ücret tanımı ve 28’inci maddesindeki tahsil giderleri istisnası dikkate alınmalıdır.
Kanunun 61’inci maddesi uyarınca, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak hizmet karşılığında verilen para ve menfaatler, hangi ad altında verilirse verilsin ücret sayılabilir.
Bununla birlikte, 28’inci maddenin ikinci bendi kapsamında gerekli koşulları taşıyan öğrenci bursları gelir vergisinden istisna tutulabilir.
Gelir İdaresi Başkanlığının çalışanların üniversitede öğrenim gören çocuklarına verilen burslarla ilgili özelgesinde de aşağıdaki koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır:
- Öğrencinin Türkiye’de öğrenim görmesi,
- Ödemenin iaşe, ibate ve tahsil giderleri için yapılması,
- Paranın doğrudan öğrenciye ödenmesi,
- Öğrenci ile ödemeyi yapan işveren arasında hizmet ilişkisinin bulunmaması.
Bu koşullar sağlanıyorsa bursun gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün olabilir.
Ancak ödeme çalışana yapılıyorsa, çalışanın ücretinin bir parçası niteliğindeyse veya gelecekte verilecek hizmetin karşılığı olarak ödeniyorsa istisna uygulanamayabilir. Böyle bir durumda ödemenin ücret olarak değerlendirilmesi ve gelir vergisi stopajına tabi tutulması gündeme gelir.
Bu nedenle, burs ödemesi yapılmadan önce Gelir Vergisi Kanunu’nun 28’inci maddesindeki şartlar ile somut olayın özellikleri birlikte incelenmelidir.
6. Burs Ödemesinden Damga Vergisi Kesilir mi?
Damga vergisi bakımından, ödemenin niteliğinin yanında düzenlenen belgenin de değerlendirilmesi gerekir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesine göre, Kanun’a ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtlar damga vergisine tabidir. Aynı Kanun’un 9’uncu maddesi ve ekli (2) sayılı tablo kapsamında istisnalar da bulunmaktadır.
Gelir İdaresi Başkanlığının 13.07.2010 tarihli özelgesinde, çalışanına burs adı altında ödeme yapan işverenin, gerçekte ücret niteliği taşıyan ödeme nedeniyle düzenlenen belgeler bakımından damga vergisi uygulamasına ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
Buna göre, çalışana yapılan ödemenin ücret niteliğinde olması halinde ilgili ödeme belgeleri bakımından damga vergisi gündeme gelebilir.
Öte yandan, gerçek bir öğrenci bursunun ücret niteliğinde olmadığı durumlarda, yalnızca ödeme yapılmış olması her belge için otomatik olarak damga vergisi kesileceği anlamına gelmez. Düzenlenen belgenin türü, Kanun’daki istisnalar ve ödemenin hukuki niteliği birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle, bordroda ücret olarak gösterilen bir ödeme ile doğrudan öğrenciye yapılan bağımsız burs ödemesi arasında ayrım yapılmalıdır.
7. Burs Ödemesi İçin Hangi Belgeler Düzenlenmelidir?
Burs uygulamasının mevzuata uygun şekilde yürütülmesi ve olası denetimlerde açıklanabilmesi için ödeme sürecinin belgelenmesi önemlidir.
İşverenin, somut olayın niteliğine göre aşağıdaki belgeleri hazırlaması veya temin etmesi uygun olacaktır:
1. Burs yönergesi veya şirket içi karar: Bursun amacı, kapsamı, tutarı ve yararlanma koşulları yazılı olarak belirlenmelidir.
2. Öğrenci belgesi: Öğrencinin eğitim durumunu gösteren güncel belge alınmalıdır.
3. Burs başvuru formu: Öğrenciye ilişkin bilgiler ve burs talebinin dayanağı kayıt altına alınmalıdır.
4. Burs protokolü veya taahhüt belgesi: Bursun hangi amaçla verildiği, ödeme süresi ve tarafların yükümlülükleri açıklanmalıdır.
5. Eğitim giderlerine ilişkin belgeler: Okul faturaları, öğrenim ücretleri ve diğer uygun gider belgeleri, ödeme modeline göre dosyalanmalıdır.
6. Banka dekontu veya ödeme belgesi: Ödemenin kime, hangi tarihte ve hangi açıklamayla yapıldığı gösterilmelidir.
7. Muhasebe ve bordro kayıtları: Ödeme ücret niteliğindeyse ilgili bordro ve vergi kayıtları düzenlenmeli; bağımsız burs niteliğindeyse muhasebe kayıtları bu niteliğe uygun oluşturulmalıdır.
Belgelerin hazırlanması tek başına vergi veya SGK istisnası sağlamaz. Önemli olan, belgelerin gerçek işlemle uyumlu olması ve mevzuattaki koşulların fiilen karşılanmasıdır.
8. Çalışan Çocuğuna Verilen Burs ile Eğitim Yardımı Arasındaki Fark Nedir?
Çalışan çocuğuna verilen burs ile eğitim yardımı, her ikisi de eğitim giderlerini destekleme amacı taşısa da bordro ve vergi uygulamaları açısından farklı şekillerde değerlendirilebilir.
Öğrenci bursu, öğrencinin eğitimini desteklemek amacıyla verilen bir ödemedir. Bu ödemenin doğrudan öğrenciye yapılması ve eğitim amacı taşıması, hukuki niteliğinin belirlenmesinde önemlidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 28’inci maddesinde yer alan şartların sağlanması hâlinde, burs ödemeleri gelir vergisinden istisna tutulabilir. Ancak istisnanın uygulanabilmesi için ödemenin niteliği ve ilgili mevzuat belirtilen koşulların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca bursun SGK primi ve bordro uygulaması bakımından nasıl ele alınacağı da ödemenin niteliğine ve uygulanma şekline bağlıdır.
Eğitim yardımı ise işveren tarafından çalışanın eğitim gören çocuğuna ilişkin eğitim giderlerini karşılamaya destek olmak amacıyla sağlanan bir menfaat olarak karşımıza çıkar. Bu yardımın doğrudan çalışana nakit olarak ödenmesi durumunda, ödemenin ücret niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilmelidir. Ödemenin ücret olarak kabul edilmesi hâlinde gelir vergisi ve SGK primi yönünden yükümlülükler doğabilir ve tutarın bordroda gösterilmesi gerekebilir.
Sonuç olarak, çalışan çocuğuna verilen burs ile eğitim yardımı arasındaki temel fark, ödemenin adından ziyade amacı, kime ve hangi koşullarda yapıldığı ve hukuki niteliğidir. Bu nedenle, vergi istisnası, SGK primi ve bordro uygulaması bakımından doğru sonuca ulaşmak için her ödemenin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
9. İşverenler Burs Uygulamasında Nelere Dikkat Etmelidir?
2026 yılında çalışanların çocuklarına burs vermeyi planlayan işverenlerin, uygulamayı yalnızca ödeme açıklamasında “burs” ifadesini kullanarak yürütmemesi gerekir.
Özellikle aşağıdaki konulara dikkat edilmelidir:
- Bursun öğrenciye mi yoksa çalışan ebeveyne mi ödeneceği belirlenmelidir.
- Ödemenin gerçek bir eğitim desteği olup olmadığı incelenmelidir.
- Gelir vergisi istisnası için Gelir Vergisi Kanunu’nun 28’inci maddesindeki şartlar kontrol edilmelidir.
- SGK bakımından doğrudan öğrenciye ödeme ile eğitim kurumuna doğrudan ödeme arasındaki fark değerlendirilmelidir.
- Ücret niteliği taşıyan ödemeler bordro, vergi ve SGK yönünden doğru şekilde işlenmelidir.
- Ödeme ve eğitim belgeleri eksiksiz saklanmalıdır.
- Damga vergisi yönünden düzenlenen belgenin türü ve uygulanabilecek istisnalar ayrıca kontrol edilmelidir.
Ayrıca işverenin burs giderini kurum kazancından indirip indiremeyeceği de ayrı bir vergi konusudur. Bursun öğrenciye verilmesi, ödemenin kendiliğinden kurum kazancından indirilebileceği anlamına gelmez; giderin niteliği ve ilgili vergi mevzuatı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Çalışanın çocuğuna verilen bursun bordroda gösterilmesi, SGK primine tabi olması ve gelir vergisi ile damga vergisi karşısındaki durumu, ödemenin gerçek niteliğine ve uygulanacak mevzuat hükümlerine bağlıdır.
Türkiye’de öğrenim gören öğrenciye, eğitim ve yaşam giderlerini karşılamak amacıyla doğrudan yapılan ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 28’inci maddesindeki şartları sağlayan burs ödemeleri gelir vergisi istisnasından yararlanabilir. Ancak bu durum, SGK ve damga vergisi bakımından otomatik olarak aynı sonucun doğacağı anlamına gelmez.
İşverenin bursu doğrudan öğrenciye ödemesi, eğitim giderlerini doğrudan okula karşılaması veya nakit yardımı çalışan ebeveyne yapması farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ödeme yöntemi belirlenirken bordro, muhasebe, SGK ve vergi uygulamaları birlikte ele alınmalıdır.